İftarlar        Ä°ftar        HoÅŸgeldin Ramazan!        
   
Bağlantılar
  Genel Merkez
  Tarihçemiz
  Tüzüğümüz
  Yayınlarımız
  Türk Yurdu Dergisi

Son Yazılar
  Ä°ftarlar
  Ä°ftar
  HoÅŸgeldin Ramazan!
  Esas Tehlikenin Kaynağı ve Mahiyeti
  Basın Açıklaması
  Türk Ocağı Duası
  2023 Türkiye
  2023 Türkiye'si Sempozyumu Birincisi Makale

ArÅŸivden

Gençlik Kollarından
  2023 Türkiye
  2023 TÜRKİYESİ Sempozyumu
  EĞİTİM-KÜLTÜR SEMİNERLERİ
  Gençlik Kollarından EÄŸitim-Kültür Seminerleri
  Edebiyat Sohbetleri

En Çok Okunanlar
  Kurslarımız
  2023 TÜRKİYESİ Sempozyumu
  SEMİNER PROGRAMI
  2009 Eylül - 2010 Haziran Sohbetleri
  Gençlik Kollarından EÄŸitim-Kültür Seminerleri
  SEMPOZYUM HAKKINDA
  EĞİTİM-KÜLTÜR SEMİNERLERİ
  Gençlik Kollarından Konferansa İştirak

Son Yazılar
  Ä°ftarlar
  Ä°ftar
  HoÅŸgeldin Ramazan!
  Esas Tehlikenin Kaynağı ve Mahiyeti
  Basın Açıklaması
  Türk Ocağı Duası
  2023 Türkiye
  2023 Türkiye'si Sempozyumu Birincisi Makale

Kitap Tanıtımı
Etnik Tuzak
31-12-2009 17:00:00 ( 170 okunma )

Kitap

Yazar kitabında konu olarak 1994 yılı itibariyle dünya dengelerindekideğişmeyi, yeni oluşumları, Türkiye"nin stratejik açıdan önemini veizlemesi gereken politikaları, Türkiye"nin sosyolojik ve kültüreldurumunu, Türkiye üzerinde oynanan oyunları ve özellikle etnik bölücülükkonusunu ele almıştır.

Kitaba etnik tuzak isminin verilmesinin sebebi, Avrupa"daki siyasî ortamın19. yüzyılın etnik ve dinî motiflerine döndürülmeye çalışıldığı ve adetaOrtodokslar arası bir yakın işbirliğine gidildiği bir ortamda, gelişme gücünesahip ülkelerin önünün etnik tuzaklarla, azınlık senaryoları ile kesilmeyeçalışıldığı görülmektedir. Önemli olan etniklik iddiası ileri sürülen sosyalgurubun, o ülkedeki ana kültür kimliğinden farklı olup olmadığının bilimselolarak ortaya konması değildir. Kitle haberleşme araçlarını veya medyayı elindebir politika silâhı olarak tutan süper güç veya güçler, eğer kendimenfaatlerine uygun olarak yapay bir etnikleştirme peşinde iseler; hedef alınanülkelerin aydınları ve siyasetçileri de dış etkilere oldukça açık ve bilginoksanı içinde iseler, o ülkeyi bir takım tehlikeler bekliyor demektir.

İşte günümüzde de Türkiye üzerinde birtakım oyunlar oynanıyor ve ülkemizdekiaydın kesim de buna alet olmaktadır. Almanya"nın Wresbaden eyaletindeyapılan bir araştırmaya göre Türkiye ve Orta Doğu bölgesi 47 etnik gurubaayrılmıştır. Bu guruplandırmanın hangi kritere göre yapıldığı bilinmemektedirve bu araştırmanın tamamen siyasî maksatlı olduğu açıktır. Türkiyede ırkyönünden, kültür yönünden ve konuşulan dil bakımından böyle bir sınıflandırmayapmak mümkün değildir. Türkiye"de yaşayan insanlar arasında büyükfarklılıklar yoktur. Türkiye"de yaşayan insanların % 98"i kendiniTürk olarak adlandırmaktadır. Türkçe"den başka bir dil bilen kişi oranı ise% 8"dir. Türkiye"de etnik guruplandırma yapılamayacağı gibiasimilasyon kavramından da söz edilemez. Asimilasyon (eritme) azınlık gurubunana gurupla sosyal mesafeye dayanan özelliklerinin ve hayat tarzının hakimguruba uydurulması sürecidir.

Türkiye kendi üzerinde oynanan oyunlara karşı uyanık olmak zorundadır.Türkiye gerektiğinde bu etnik oyunları kendine düşmanca tavır sergileyenülkelere karşı kullanabilmelidir. Örneğin Fransa"nın Alsas-Loren"dekipolitikaları, Amerika"nın etnik yapısı, İran ve Yunanistan"dakiTürklerin durumu, İngiltere"nin İrlanda ile problemleri gerektiğinde buülkelere karşı koz olarak kullanılmalı ve uluslar arası gündeme getirilmelidir.İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkemizde etnik bölünme yaratmak isteyenülkelerdeki yapı da ülkemizdekinden pek farklı değildir. İngiltere"deGalli, İskoç, İrlandalı da bulunur ama milletin adı İngiliz"dir.Fransa"da Bask, Brotön, Oksitan ve Frank asıllılar vardır ama milletin adıbüyük çoğunluğu teşkil eden hakim gurubun ismini taşır: Fransız...

Bu durum İspanya"da da böyledir; Belçika"da da. Bu ülkelerin hiçbirinde bölgesel dillerle eğitim-öğretim yapılmaz. Yabancı dille eğitim veöğretim ile yabancı dil öğrenimi arasındaki fark hesaba katılmalı ve bizdeuygulatılmak istenen yerel bir dille eğitim-öğretimin sakıncalı olduğu dikkatealınmalıdır. Bu yerel dilin daha doğrusu lehçenin doğru dürüst bir alfabesibile yoktur. Mahalli yöreler arasında farklılıklar göstermektedir.

1991 yılında Sovyetler Birliği"nin dağılmasıyla, Türkiye ve Türk dünyasınınönünde yepyeni bir gelecek oluşmuştur. Türkiye"nin bölgedeki önemiartmıştır. Türkiye"nin artan önemi ve etkinliği müttefiklerimiz de dahilbirçok ülkeyi rahatsız etmektedir. Amerika"nın, Almanya"nın,Rusya"nın ve İran"ın, Türkiye"nin önünü tıkamaya çalışacağıaçıktır. Bölgenin petrol ve doğalgaz kaynakları kısacası enerji potansiyeli tümdünyanın iştahını kabartmaktadır. Bu değişimi yıllar önce Atatürk hayattaykengörmüş ve yapılması gerekenleri daha o yıllarda belirtmişti. Biz yıllar sonrabu gelişmeyi göremedik, kendimizi bu gelişmeye hazırlayamadık. Bölgedeetkinliğimizi arttırmak için daha fazla çaba göstermeliyiz ve bölgede yaşayankardeşlerimizle aramızdaki ortak dil ve kültürün geliştirilmesi konusunda ortakçalışmalar yürütmeliyiz.

Sosyoloji uzmanı olan yazara göre Türkiye"nin önündeki önemliproblemlerden biri de sosyal ve kültürel hayattaki yozlaşma ve aile yapısınınbozulmaya çalışılmasıdır. Günümüzde kadın konusunda bazı dergi ve kuruluşlarınbirçok toplantı düzenledikleri görülmektedir. Bu çevrelerin cinsel özgürlük vekadının militanlaştırılması konusundaki faaliyetleri gözden kaçmamaktadır.Bugün aile her toplumda vazgeçilemeyen ve alternatifi olmayan bir müessesedir.Aile yapısının zedelendiği toplumlarda da bu böyledir ve bu toplumlar normalaile ilişkilerini özendirici politikalar uygulamaktadırlar. Toplumun istikrarlıbir yapıya kavuşması için sağlam bir aile yapısına ihtiyaç vardır. Dinimizde vekültürümüzde kadının çalışması konusunda herhangi bir engel yoktur.Türkiye"deki tartışma ""kadın çalışsın veyaçalışmasın"" şeklinde olmaktan ziyade, kadının çalışması halindemutlaka kendini aileden soyutlayacağı varsayımına dayandırılmaktadır. Kadınböylece aileden kurtulacak ve özgürleşecektir. Oysa evliliklerin %"20azaldığı Batı toplumlarında ""bugün çalışma hayatında yer alan kadınıaile içi fonksiyonlarına nasıl kavuşturabiliriz?"" sorusuna cevapbulmaya çalışılmaktadır. Kadının, erkeğin ve çocukların aile ortamı içindesosyal çevrenin doğurduğu gerginlikleri gidereceği, mutluluk ve moral bulacağıbeklentisi vardır. Batı ülkelerinde bugün evlilik dışı cinsel ilişki, kocasızannelik gibi hususlar "social deviance" sosyal sapma olarakgörülmektedir. Aile yapısını bozucu medya ve televizyon yayınları engellenmelive aile yapısının korunması için gerekli önlemler alınmalıdır.

Sonuç olarak yazar kitabında Türkiye"nin önünü tıkamak, gelişmesiniönlemek için Türkiye üzerinde oynanan oyunları ve bu oyunları engellemek için yapılmasıgerekenleri, uygulanması gereken politikaları incelemektedir. Sosyoloji uzmanıolan ve Türkiye gerçeklerini iyi bilen yazar, konuyu kapsamlı bir şekilde elealmış, yapılan yanlışları ve yapılması gerekenleri açıkça belirtmiştir. Etnikbölünme, toplum üzerindeki televizyon ve medyanın etkisi, çağdaşlaşma,asimilasyon ve kültürel kimlik konusundaki tespitleri dikkate değerdir. Bencede siyasette yıllarca tartışma konusu olan Garplılaşmak, Türkleşmek veİslâmlaşmak fikirleri günümüzde bir senteze doğru gitmektedir. Bugününkoşullarına ve ihtiyaca göre Türk aydını ve politikacısı bu 3 tarzın hepsinikullanmak ve değerlendirmek zorundadır. Bağnazlığı ve tutuculuğu bırakıp ülkeyararlarını ve çıkarlarını her şeyin üstünde tutmak zorundadırlar. Dış politikadadaha akılcı, cesur ve uzun vadeli politikalar üretilmelidir.

Tarih boyunca ve günümüzde, ülkenin aydın kesimi arasındayer alan biz ordu mensupları, oynanan bu oyunların farkında olmalı veçevremizdeki insanları bu konuda bilinçlendirmeliyiz. Konuşurken dikkatedilmeyen ve yanlış kullanılan birkaç kelime ve kavramla bile bu tür oyunlarakolayca alet olunabileceği unutulmamalıdır. Ülke yararına olan birçok konudaolduğu gibi biz askerler bu konuda da başı çekmeli ve diğer vatandaşlarımızaörnek olmalıyız.


Başlık
 Ermeni Psikolojk Savaşı  Elçibey
 Bu Toprağın Sesi  Kazakistan
 Milliyetçilikte Yeni Arayışlar  Türkistan Türkistan
 ZİYA GÖKALP
Cuma Sohbetleri
  2009 Eylül - 2010 Haziran Sohbetleri

Son Yazılar
  Ä°ftarlar
  Ä°ftar
  HoÅŸgeldin Ramazan!
  Esas Tehlikenin Kaynağı ve Mahiyeti
  Basın Açıklaması
  Türk Ocağı Duası
  2023 Türkiye
  2023 Türkiye'si Sempozyumu Birincisi Makale

Kitap Tanıtımı
  Milliyetçilikte Yeni Arayışlar
  Türkistan Türkistan
  Kazakistan
  ZİYA GÖKALP
  Bu Toprağın Sesi

Gelecek Etkinlikler
  Yemen Konferansı ve Yemen Türküleri Konseri
  2023 Türkiye
  Liseler Arası Kompozisyon Yarışması
  Geleneksel 10. Bilgi Yarışması
  Ä°ftar

Kurslar
  Kurslarımız